1834 - 1907 • Kimyanın Mimarı
Dmitri İvanoviç Mendeleev, 1834 yılında Sibirya'nın Tobolsk kentinde, 17 çocuklu kalabalık bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldi. Erken yaşta babasını kaybetti ve ailesinin geçimini sağlayan cam fabrikası yandı. Ancak annesi Maria, oğlunun potansiyelini görmüştü. Onun iyi bir eğitim alması için Sibirya'dan Moskova'ya ve ardından St. Petersburg'a at sırtında binlerce kilometre yol kat etti. Bu fedakarlık, Mendeleev'in bilim dünyasına adım atmasını sağladı.
1869 yılında Mendeleev, "Kimya Prensipleri" adlı ders kitabını yazarken elementleri sınıflandırmanın bir yolunu arıyordu. Bilinen 63 elementi, atom ağırlıklarına ve kimyasal özelliklerine göre kartlara yazıp bir "kimyasal iskambil falı" gibi dizmeye başladı. Yorucu bir çalışmanın ardından uyuyakaldığı bir sırada, rüyasında elementlerin mükemmel bir düzende yerleştiği bir tablo gördüğünü söyledi.
Onu dahi yapan şey şuydu: Tabloyu oluştururken bazı yerleri inatla boş bıraktı. Diğer bilim insanları bunun bir hata olduğunu düşünürken, Mendeleev "Burada henüz keşfedilmemiş elementler var" dedi. Eka-alüminyum (Galyum), Eka-bor (Skandiyum) ve Eka-silisyum (Germanyum) adını verdiği bu kayıp elementlerin atom ağırlıklarını, yoğunluklarını ve erime noktalarını büyük bir isabetle tahmin etti.
Mendeleev sadece kimyayla ilgilenmedi. Rusya'da petrol endüstrisinin kurulmasına öncülük etti, tarım verimliliği üzerine çalıştı ve hatta sıcak hava balonuyla tek başına uçarak güneş tutulmasını gözlemledi. Yaygın bir efsaneye göre Rus votkasının standart alkol oranını (%40) belirleyen kişi de odur.
1955 yılında keşfedilen 101 numaralı elemente, onun onuruna Mendelevyum (Md) adı verildi. Bugün herhangi bir kimya sınıfına girdiğinizde duvarda onun eserini, Periyodik Tablo'yu görürsünüz.