1879 - 1955 • Deha'nın Sembolü
Albert Einstein, Almanya'nın Ulm kentinde doğdu. Çocukken geç konuşması ve okul sistemine uyum sağlayamaması nedeniyle öğretmenleri onun başarısız olacağını düşünüyordu. Üniversiteden sonra iş bulamayınca İsviçre Patent Ofisi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Dünyayı değiştirecek makalelerinin çoğunu, bu ofisteki boş zamanlarında, masasının çekmecesinde sakladığı kağıtlara yazdı.
Einstein genellikle İzafiyet Teorisi ile bilinir ancak kimya dünyasındaki asıl devrimi 1905'te yazdığı Brown Hareketi makalesidir. O dönemde atomların varlığı hala tartışmalıydı; bazı bilim insanları atomları sadece matematiksel bir kolaylık olarak görüyordu.
Einstein, suyun içindeki polen taneciklerinin mikroskop altındaki rastgele titreme hareketlerinin (Brown Hareketi), görünmez su moleküllerinin polenlere çarpmasından kaynaklandığını kanıtladı. Bu açıklama, atomların ve moleküllerin fiziksel olarak var olduğunun kesin kanıtı oldu.
Einstein öldükten sonra beyni, ailesinin izni olmadan patolog Thomas Harvey tarafından incelenmek üzere çalındı. Yapılan incelemelerde, beyninin matematiksel ve görsel düşünme ile ilgili olan "parietal lob" bölgesinin normal insanlardan %15 daha geniş olduğu görüldü.
Herkes Nobel'i İzafiyet Teorisi ile aldığını sanır, ancak aslında "Fotoelektrik Etki" (ışığın parçacık özelliği) açıklamasıyla kazanmıştır. Meşhur E=mc² formülü ise kütle ile enerjinin birbirine dönüşebileceğini göstererek nükleer kimyanın temelini oluşturmuştur.
Periyodik tablonun 99 numaralı elementi, bu büyük dehanın onuruna Aynştaynyum (Es) olarak adlandırılmıştır. Bu element, 1952 yılındaki ilk hidrojen bombası denemesinin kalıntılarında keşfedilmiştir.